iStock 000075220041 LargeGöz ve göz çevresi dokusu, hassaslığından dolayı estetik cerrahi açısından çekinilen bölgeler arasındaydı. Günümüzde estetik işlemler minimalleştikçe göz çevresinde kullanım alanları da artmaya başladı. Böylece yorgun, mutsuz ve olduğundan yaşlı görünmeye yol açan olumsuzlukların izlerini kolayca silme fırsatı doğdu. 

 

 

 

Yüzümüzdeki ifadeyi en iyi anlatan bölge gözlerimiz ama aynı zamanda vücudumuzun en hassas derisine de sahip. Dolayısıyla bu bölgeye uygulanabilen işlemlerin de ayrıcalıklı olması gerekiyor. Neyse ki bu anlamda teknoloji imdadımıza yetişiyor ve göz çevresine uygulanabilen cerrahi olmayan işlemleri bize sunuyor. Son dönemde adını duymuş olabileceğiniz üç yöntemi uzmanına sorduk. 

GÖZ ALTI IŞIK DOLGUSU 
Göz çevresini tedavi etmek için özel olarak tasarlanmış doğal içeriklerle kombine edilmiş “göz altı ışık dolgusu” uygulaması ile göz altı çökmesinin, halka ve morlukların tedavisi hedefleniyor. 30’lu yaşlardan itibaren yaygın olarak göz altı halkaları oluşuyor. Düzensiz uyku, stres, yorgunluk, yatış pozisyonu bu durumu artırıcı unsurlar arasında yer alıyor. Medikal Estetik Hekimi Dr. Buket Yıldırım, “Göz altı bölgesi her yöne kolaylıkla gidebilen özel bir yağla çevrili ve konumu septum adı verilen doğal bir bariyer ile korunuyor. Septum, ilerleyen yaşla beraber yağ torbası tarafından ileri doğru itiliyor. Yine yaşın ilerlemesiyle yüzdeki kemikler incelip geriye doğru hareket ediyor. Sonuçta göz altı bölgesinde boşluk ve gölgeler oluşuyor” diye anlatıyor. 

Göz çevresinde kırışıklık olmayan genç kişiler bile, göz altı halkaları yüzünden daha yaşlı ve yorgun görünebiliyor. Göz altı ışık dolgusuyla göz altı çökmeleri başarıyla tedavi edilirken içeriğindeki protein, vitamin, amino asit, antioksidanlar, bakır ve çinko sayesinde göz altı morluklarında belirgin bir azalma sağlanıyor. 

Göz altı ışık dolgusunun içeriğinde cildin yapı taşlarından hyalüronik asit bulunuyor. Hyalüronik asit vücudumuzda doğal olarak yer alıyor ve cildin derin tabakalarında su tutarak, nemlenmesini sağlıyor. Dr. Yıldırım, “Hyalüronik asit, yaşın ilerlemesiyle azalmaya başlıyor. Bu nedenle cilt kuruyor, zayıflıyor ve kırışıklıklar ortaya çıkıyor. Göz altı ışık dolgusu uygulamasıyla cilde kaybettiği hyalüronik asidin geri kazandırılması amaçlanıyor” diyor. 

Göz altı ışık dolgusu uygulaması esnasında, içeriğindeki lokal anestezik madde lidokain sayesinde ağrı oluşmuyor. Uygulama esnasında morluk oluşmaması için iğneyle değil, kanülle çalışılıyor. Kanülün ucu küt olduğu için morarma yapmıyor. Uygulamanın ömrü göz altı bölgesinde iki yıl sürüyor. Bu dolgu içeriğindeki hyalüronik asitle göz altı çökmeleri ve halkalarıyla savaşırken, antioksidanlar ve vitaminlerle de hücre düzeyinde uzun vadeli yenilenmeler oluşmasını sağlıyor. 

D.A.S. PLAZMA ENERJİSİ
Göz kapağı derisi, yaşlanmaya bağlı olarak, genetik nedenlerle ve yerçekiminin de etkisiyle zaman içinde gerginliğini kaybedip sarkmaya başlıyor. Bu da ifadenin değişmesine ve bakışların yorgun görünmesine neden oluyor. Estetik, Plastik ve Rekonstüktrif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, D.A.S. “Plazma Enerjisi” ile genç bakışlara kavuşmanın mümkün olduğunu söylüyor. İtalya’da geliştirilen yeni bir teknoloji olan bu yöntem, maddenin dördüncü hali olan plazma enerjisi ile çalışıyor. Sorun odaklı çalışan plazma enerjisi, havada bulunan gazları kullanarak etkili oluyor ve cildin en üst tabakasında buharlaşma yaratıyor. Farklı enerji ve frekans seviyesiyle çalışan bu teknoloji ile yüksek doku kontraksiyonu sağlanıyor. Böylelikle lokal esneklik kaybı gibi dermal kusurların küçük bir dokunuşla tedavi edilmesi hedefleniyor. Neşterli operasyonlardan çekinenler için uygun bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. 

Op. Dr. Uçkunkaya, hastayı muayene ettikten sonra işlemi, yapılacak fazla deriyi aynen cerrahi işlem yaparmış gibi işaretlediğini ve bu alana uyuşturucu bir krem sürerek 15 dakika beklendiğini söylüyor ve ekliyor: “Bu hem hastaya hem de doktora işlem sırasında büyük bir konfor sağlıyor.” Sonrasında işaretli alan içine atışlar yapılıyor. Plazma enerjisinin kullanıldığı bu yöntem, her yerde kullanıma uygun, elde taşınabilir ergonomik bir tasarıma sahip. Elektriğe bağlanmadan, sadece bileğinize bağlayıp kalem gibi kullanılan bir alet. Kesi oluşmadığı için hijyenik bir sorun yaratmıyor. Kişi işlem sonrasında yüzünü istediği kadar yıkayabiliyor. Tek önemli nokta, uygulama yapılan bölgeyi nemlendirmek ki o bölgede oluşabilecek kuruluk ve hassasiyet engellensin. İlk üç gün ödemi ve gerginlik hissini azaltmak içinde buz tedavisi ve krem sürmek yeterli oluyor. İkinci haftadan itibaren üst göz kapaklarında büyük oranda ameliyat etkisi yaratan bir değişim görülüyor. Non-invaziv bir işlem olduğu için acısız, kanamasız, yara oluşturmadan, kısa iyileşme süreci ve daha düşük maliyet gibi avantajlar sağlıyor. 

Bu yöntem alt ve üst göz kapaklarının etrafında oluşan beyaz lekelenmelerde, epidermal nevüslerde, güneşe bağlı lekelenmelerde, fibromalarda, viral siğillerde, hemanjiom, kondiloma, aktif akne, güneş ve yaşlılık lekeleri ile cilt elastikiyet kayıplarında kullanılıyor. 

Bu tedavinin en büyük artısı ve diğerlerinden ayrılan özelliği, göz çevresinde güvenle kullanılabilen nadir lazerlerden biri olması. Emerge sisteminin göz çevresinde elastikiyetini kaybetmiş deriyi sıkılaştırmakta da etkili olduğu belirtiliyor. Medikal Estetik Hekimi Dr. Mustafa Karataş, “Göz çevresindeki yaşlanma belirtileri, yaşınıza yaş ekler. Cildiniz ne kadar genç görünürse görünsün, göz çevrenizdeki deri sıkılığını kaybettiyse olduğunuzdan yaşlı görünürsünüz. Emerge’le göz altındaki gevşemiş deride iyi sonuçlar alınabiliyor ama bu bölgedeki deri son derece ince ve hassas olduğundan tedavi biraz ağrılı olabiliyor” diye anlatıyor. 

Rahat bir işlem süreci geçirilebilmesi için işlemden önce cilde topikal anestezik bir krem uygulanıyor. Yaklaşık yarım saat süren işlem sonrasında hafif bir şişkinlik ve kızarıklık olması normal kabul ediliyor. Dr. Karataş, kızarıklığı şu şekilde anlatıyor: “Birçok hastam işlemden sonra işe dönse de hemen herkeste genelde bir gün kadar süren hafif şişlik ve kızarıklık meydana geliyor. Bazı hastalar ise birkaç gün sonra ciltlerinde pul pul dökülme gözleniyor.” 

En iyi sonuçları almak için iki hafta arayla dört-altı seans uygulanması öneriliyor. Yeni kolajen oluşumu için ise yaklaşık üç ay geçmesi gerekiyor. Yani tedavinin ciltteki etkileri üç ay sonra görülüyor. Emerge lazer tek başına da uygulanabilen bir tedavi ancak botoks, dolgu enjeksiyonları gibi farklı kozmetik uygulamaların bir tamamlayıcısı olarak da kullanılabiliyor. 

ETKİLERİ ALTI AYDAN SONRA GÖRÜLMEYE BAŞLIYOR 
Dr. Karataş, bu tedavinin olumlu sonuçlarını korumak için altı ayla bir yıl arasında tek bir seans yapmanın yeterli olduğunu belirtiyor. İşlemden önce ve sonra dikkat edilmesi gereken en önemli husus güneşten korunma. Tedaviden iki hafta öncesinden başlayarak güneşten uzak durulması tavsiye ediliyor. Tabii işlem sonrasında da bir süre güneşe çıkılmaması ve gündelik yaşamda da yüksek SPF’li bir güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. Cilt bakım rutininde de yumuşak, tahrişe neden olmayacak ürünler tercih edilmeli. 

Formsanté 2016 - Nisan sayısı
Deran Çetinsaraç

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Add this to your website
UYARI: Bu siteye yazılan her türlü yorum kamuya açık bilgi haline gelecek ve diğer okuyucular tarafından görülecektir. Her nekadar editörlerimiz yapılan yorumları kontrol etse de, gözden kaçmış yorumlar olabilir. Bu nedenle bilgileri paylaşırken ilaç ve firma isimleri vermemeli, hakaret içeren yorumlar yazmamalısınız. Yorumlardan dolayı ortaya çıkabilecek sorunlardan, yorumu yapan kullanıcı sorumludur. Yorum yapan herkes bu kuralları okumuş ve hukuki sorumlulukları kabul etmiş sayılır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

  • Ekim 2017
  • Anket

formsante-kapak-buton-ekim2017

anket

Formsante Editörleri Seçti

FORMSANTE ONLINE ABONELİK

formsante-online-abone

GALERİ 

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/784387agustos_2009.jpg

Yerçekimine karşı koyan muhteşem dekoltelerin sırları

Karın ve kalça bölgesini sıkı egzersiz yaparak şekillendirebiliyoruz oysa göğüs bölgesinde estetik yaptırmadan zamanı geri çevirmek o kadar kolay değil. En iyisi ise yerçekimine yenilmeden önce önlem almak.GÖĞÜSLERDE MEYDANA GELEN Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/505765aralik_2009.jpg

Önce koklayın sonra yiyin kilo almayın

Uzmanlara göre, besinleri koklayarak açlığı bir ölçüde tatmin etmek mümkünKilonuza istikrar kazandırmak ya da aşırı kilo alımının psikolojik sebeplerini düzene koymak istiyorsanız, bir de koku diyeti reçetemizi deneyin.İnsanın ruhsal durumunu Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/757036ekim_2009.jpg

Estetikte son trendler

Estetik cerrahi dünyasından her geçen gün yeni ve güzel bir haber geliyor; artık operasyonlar daha kolay ve acısız, iyileşme süreleri kısa, sonuçlar ise son derece doğal. Biz de, en yeni Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/160541eylul_2009.jpg

Mikroplar atağa geçmeden önleminizi alın!

Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek 9 öneriEylül ayının gelişiyle birlikte nezle ve grip sezonu da resmi olarak açılmış oldu. Üstelik bu yıl başka bir bela daha kapımızda: Domuz gribi! Hastalıklara bir gol Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/454333haziran_2009.jpg

Geç kalmadınız! Hızlı sonuç veren estetikler

En yakın arkadaşınız 10 yaş genç ve 10 kilo daha az görünmesine rağmen, estetik yaptırmadığına yemin ediyorsa ona inanabilirsiniz. Çünkü estetik kategorisine sokulması zor yeni operasyonların işlem süreleri kısa, etkileri Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/243715mart_2009.jpg

10 doğal yöntemle sonsuz gençliği yakalayın

Sonsuz gençliği yakalamak için ne ilaçlara, ne de mucizelere ihtiyacınız var. Çünkü uzmanlara göre; doğal kürler de vücudumuzun uzun yıllar tepeden tırnağa genç kalmasını sağlayabiliyor.Hemen hepimizin imrenerek izledikleri bazı kadınlar Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/522896mayis_2009.jpg

Tepeden tırnağa ne kadar hijyene ihtiyacımız var?

Sağlıklı bir yaşamın ilk koşulu hiç kuşkusuz vücudumuzu tepeden tırnağa temiz tutmak. Sahi, vücut hijyeninde dikkat etmemiz gereken kuralları biliyor muyuz, yoksa bir şeyleri yanlış yapıyor olabilir miyiz? İşte yanıtları...YÜZ Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/681654nisan_2010.jpg

3 haftada 3 kilo verin!

Fazla kilolara veda etmek için diyet yapmak şart. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit’in hazırladığı bir haftalık örnek diyet programıyla 3 haftada 3 kilo verebilirsiniz. Bu diyeti Devamı

http://formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/968564temmuz_2009.jpg

Saçlarınız güneşle dost olsun

Bir yandan güneş ve denizin keyfini çıkarırken bir yandan da güzel ve bakımlı saçlara sahip olmak ister misiniz? Güzel yaz günlerinin izlerini, yıpranmış saçlarınızda görmek istemiyorsanız önerilerimize bir göz atın.Yaz Devamı

HABER BAŞLIKLARI

Son Yorumlar

dblogoDiğer Doğan Burda Siteleri: Atlas | Auto Show | Blue Jean | Burda | Capital | CHIP Online | Ekonomist | Elele | Elle | Elle Decor | eMecmua | Ev Bahçe | Evim | Formsanté | Güncel Hukuk | Hafta Sonu | Hello | Hey Girl | İstanbul Life | Level | Lezzet - Yemek Tarifleri | Maison Française | Pc Net | Seninle | Tempo | Yacht Türkiye